28 Temmuz 2009 Salı

Her Güzel Şeyin Sonu

Hey dostum! Farzet şunu: her güzel şeyinin sonsuzluğunu. Sonsuza kadar mükemmelliyet, sonsuza kadar mutluluk ve sonsuza kadar iyi olacak her şey. Aslında bunu istemek, dilemek ya da uğruna savaşmak... pek güzel bir şey olmasa gerek. Yani bir an düşününce tatlı gelebilir ama sonsuza kadar insanın canı sıkılır bence. Ne bileyim; sonsuza kadar Ferrari kullanmak, sonsuza kadar seks yapmak, sonsuza kadar aynı filmin mutlu sonunu milyonlarca defa izlemek... sıkar bu adamı, fazlası ile sıkar. Bence her güzel şeyin sonu olması gerekir. Sonu olsun ki; onun üstüne biraz daha koyulmaşunu izliyelim. Bunu bir basit bir örnekle açıklamak gerekirse; Grand Theft Auto San Andreas'a bir bakalım. FRP oyunlarında olmayan serbestlik ve bir o kadar büyük harita. Haritası o kadar büyük ki bir şehirden diğerine gitmek ortamala 8-10 dakika sürüyor. (8-10 dakika gerçek zaman) Senaryosu da bir o kadar uzun ve kusursuz ama bir şekilde bitiyor. Bir şekilde değil, her şekilde olduğu gibi bitiyor aslında... Ben şahsen bu oyunun üstüne başka bir Grand Theft Auto serisi oyununu beğenceğimi sanmıyordum. En fazla grafik olarak gelişmiş bir oyun bekliyordum. Ama Grand Theft Auto IV öyle olmadı. Tek kelime ile kusursuz bir oyun, kusuru yok yani en azından günümüz şartlarında kusuru yok. İleride elbet kabak tadı verecek. Ama şunu yazarken bile vereceğini hiç sanmıyorum, o derece kusursuz. Öv öv bitmez yani bu, ben yapsam bu kadar övemezdim. Falan filan derken o da bitti ama. Bir güzel şey daha bitmişti benim için, yine sonsuza kadar sürmedi ama. İyi ki de sürmedi sonsuza kadar San Andreas ya da IV oynamaktansa, onun üstüne koyan bir V'i tercih ederim. Sonsuz güzel değildir, hatta bana korkunçtur.

Son olarak şuna bir bakın: No One Lives Forever. Hem biraz konu ile de alakalı, hemde güzel bir oyun. Hatta döneminin en iyi oyunularından biridir. Saygılarla keza...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Beni Yadırgamayın!

Kim istemezki deniz, kum, mayolu kızlar, güneşin altında kitap okumalar, barda güzel bir kıza soğuk bira ısmarlamalar... "Kim istemezkiler" uzar gider. Ben şahsen bunları istemiyorum ama, demek ki ben arızayım; kabul ediyorum. Deniz, kum beni bozuyor. Mayolu Türk kızı görmektense Widesix'da amatör aramak bana daha bir zevkli geliyor. Güneşin altında kitap okuyamam, bu imkansız çünkü ben kitapları ebook olarak okuyorum ve güneşin altında ekran parlama yapıyor. Barda güzel bir kıza bira mı ? -Adamım 20 yaşına gireceğim ve sadece bir kez bara gittim, onda da vişne suyu içtim. Bu işte ne kadar başarılı olabilirim ki ? Bırakın beni oyunumu oynayayım. Bırakın ralli yapayım, bırakın dünyayı kurtarayım, bırakın 2. dünya savaşının kaderini değiştireyim, bırak Owen'a orta açayayım, bırakın sol ayağım ile freekick kullanayım... "Bırak"ınlar uzar gider... Ama ben bunları istiyorum. Adamım ben bunları istiyorum, hayatı bunda buluyorum. Bırakın oynayayım. İzin verin ya da vermeyin ben annemden gizli gizli bilgisayarı açıp Delta Force oynadığım günleri hatırlıyorum, izin vermeyin ama beni yadırgamayın oyun oynuyorum diye.

Yeniden açtığım bloğuma ilk girişimi yapayım dedim, kusurları vardır elbet. Yeni oyunlarda görüşmek üzere...

Şov Devam Etmeli

PSP'mden Sarah Connor'dan From Sarat with love parçasının Almanya'daki bir konserinden canlı performansını izliyordum. Bir taraftanda kendimce düşünüyordum; bloğu tekrar açsam mı diye, tekrar yola düşsem mi diye. İkisinin birbiri ile alakası yok ama ciddi ciddi bunu düşünüyorumdum. Sayılı dostlarımdan Yücel ve Çağrı dostumu buradan selamlıyorum: From Yiğit with love duude !!! Özellikle Yücel'in blog dünyasına ilk adım atmasından dolayı bu işteki 2. idolümdü. Çağrı'da geçenlerde yeni bloğunun ilk yazılarını girmişti. Ona da tekrar hayırlı olsun diyorum. Her ne kadar pek tutan bir blog olmasa da benim bloğum bende nihayetinde, tekrardan bu işe girme kararı aldım. Ve tekrar burdayım. Şov devam etmeli.... Ygal360 döndü !

8 Mayıs 2009 Cuma

Yine üç kırmızı ışık...

Her güzel şeyin bir kusuru vardır ya da pürüzsüz yüzey yoktur... İşte Xbox 360 oyun konsolunu buna benzetebiliriz. Mükemmel kalitede oyun deneyimi sunmasına rağmen, mükemmel ötesi bir online altyapıya sahip olmasına rağmen gelin görün ki bu aletin de kusuru vardır: 3 Kırmızı Işık. (3k) 3k'den bahsedersek Xbox 360 oyun konsolumuzun azraili diyebiliriz. Gerçi o kadar abartmayalım konsol bozulsa da ülkemizde bile yaptırabilme olanağımız var. 30 liradan başlıyor ama fiyatları.

Xbox 360'ın ilk anakartı olan Zephyr işlemcili anakartlar ilk 3k'yı verdi. Bir rivayete göre de ilk 3k veren konsol bir İngiliz vatandaşınınmış. Ne kadar doğru olduğu tartışılır. İlk başta herkes aşırı ısınmadan dolayı böyle bir arıza aldığını sanıyordu ama bu oran %99,8'e çıkınca bunun bir kronik hata olduğu Microsoft tarafından kabul edildi. Bu sorun malesef kronik...

Ucuz olan Çin'e böyle bir konsolu emanet ederseniz arıza elbet olur. Amerika'ya bile Xbox 360'lar Çin'den gidiyor. Ucuza imal edelim zihniyeti ile kullanılan düşük kaliteli mallar yüzünden; işlemcinin fazla ısınması ile eriyen lehimlerin işlemciyi çalıştıramaz hale sokması 3k'nın nedenidir. Ama biraz da konsolun kasasını sonra anakartını tasarlayan mühendislerde suçlu. Zephyr kartlardan ders aldığını düşünen Microsoft Falcon anakartı tasarladı. Fakat hatalar bunda da vardı ve 3k veren Falcon'larda çıktı. Bunun üzerine şimdi, bu zaman diliminde çıkan Jasper anakartlar yapıldı. Sonuç ne mi ? -Yine üç kırmızı ışık...

Microsoft E3 2009 Dedikoduları

Böyle arzulanan ama asla ve asla gidilemeyen yerler vardır. Hatta bir yer vardır. Hep düşlersin, rüyalarını süsler ama asla gidemezsin. İşte E3'te oyuncu kesim için böyle bir yerdir. Bundan bir kaç yıl önce alınan bir kararla E3'e ziyaretçi girişi yapılamıyor. Bunun arkasında yatan neden ise bilinmiyor sadece izni olan kuruluşların çalışanları özel bir kartla girebiliyor bu "Cennet"e. Bunun eleştrisini başka bir zaman yaparım...
Bu sene ki E3'e gelelim. Bu sene biraz daha bomba bir E3 bekliyor bizi. Gerek Sony gerek Microsoft'un bombaları olabilir. Hatta Sony bombalarını açıkladı: God of War 3, Uncharted 2, Gran Turismo 5, Heavy Rain. Microsoft cephesinden ise hala bir resmi açıklama yok. Sadece dedikodularla yetiniyoruz. Buyrun E3'ün Microsoft dedikoduları:

-Forza 3 görücüye çıkabilir.
-Gears of War 3 duyurulabilir.
-Project Gotham Racing 5 duyurulabilir.
-Alan Wake'den oynanabilinir bir demo Fuar'da görücüğe çıkabilir.
-Microsoft B.O.K.U. hakkında yeni bilgiler sunabilir.
-Microsoft ve Blizzard ortak bir çalışma açıklayabilir.

Benim ise en çok beklediğim olay Forza 3'ün Xbox 360 için açıklandığı an olabilir. Forza çok başka bir oyun, mükemmel ötesi bir simulasyon oyunu. İncelemesini de ilerleyen zamanlarda yapacağım zaten. Orada daha detaylı anlatırım oyunu.
Bakalım bu yıl Microsoft ne sürprizler yapacak...

4 Mayıs 2009 Pazartesi

YGAL 360 Yenileniyor

Bundan sonra dostlar sadece cuma günleri haberler ve yazılar yayınlanacak. Bir nevi haftalık bülten gibi Xbox ve oyun dünyasının önemli haberlerini, yazılarını paylaşacağım. Sevgilerle... :)

14 Mart 2009 Cumartesi

YGAL İnceliyor: Street Fighter 4

Daha okuma yazma bilmiyordum, abim ve kuzenim elimden tutup beni ateri salonuna götürürdü. Harçlıklarımızdan kısıp jeton almaya kasardık. Mortal Kombat, Street Fighter gibi dövüş oyunlarını arcade makinalarında oynamak çok zevkliymiş şimdi karşılaştırdım da. Ap ayrı bir zevkmiş onlar. O koca butonlar, elimizde kavrayabildiğimiz dev siyah analog; oyunları oynamayı fazlası ile zevkli kılıyormuş.15 yıl geçti şimdi onların üstünden. Tam 15 yıl! Şimdi çeşitli emulatör ile bilgisayarımıza konuk olsalarda, o zevki veremediler bence hiçbir zaman. Ama anılarımızı canlandıran bir araç oldular bize. Şimdi 7. nesil konsollarımıza konuk oldu Street Fighter 4, hemde 720p, 1080i ve 1080p çözünürlük destekleri ile. Böyle bir giriş yaptıktan sonra Next-Gen Street Fighter'a bir bakalım.

Öncelikle şunu belirteyim, çok güzel müzikli bir intro bizi karşılıyor. Daha sonra klasik Press Start başlangıç ekranı geliyor, starta bastıktan sonra ise sade ve hoş bir menü bizi karşılıyor. Menü de Arcade Mode, Versus Mode, Live Mode, Challenge Mode, Training Mode, Options, Gallery ve Player Data seçenekleri bulunuyor. Menün sağ tarafında ise Player Status bulunuyor.
Challenge'a girdiğimizde bizden çeşitli oyun stillerinden birini seçmemizi istiyor. Bunlar: Time attack, Survival ve Trail. Bunların yanı sıra aynı ekrandan zorluk seviyesini seçiyoruz. İki tane seçenek var zorluk seviyesi olarak; Normal ve Hard. Bunları belirledikten sonra 20 aşamadan oluşan bir oyun bizleri bekliyor.
Arcade modda ise kendimize bir turnuva düzenleyebiliyoruz. Burada zorluk seviyesini, round sayısını ve zamanı kendimiz belirliyoruz. Turnuvaya başladığımızda ise video giriyor. Videoyu izledikten sonra dövüşümüze başlıyoruz. Her karakterin kendine ait birer videosu var.

Versus moddan fazla bahsetmeye gerek yok aslında. Player vs. Player, Player vs. CPU, CPU vs. CPU. Burada bir dövüşlük oyun yapıyoruz. CPU vs. CPU'da ise oyuna sonradan girmek şartıyla kendimizde müdahale de bulunabiliyoruz.

Traing mod ise comboları öğrendiğimiz bir mod. Buradan antreman amaçlı maçta yapabiliyoruz.

Live modunda ise, Xbox Live üstünden arkadaşlarımız veya dünyanın çeşitli yerlerindeki Xbox sahibi kişiler ile online dövüşler yapabiliyoruz.

Grafiklerden bahsedecek olursak; renk paletei çok güzel ayarlanmış anime tarzı bir grafik ile karşılaşıyoruz. Ama grafikler gerçekten çok hoş ve tatlı. Oyuncuyu fazlası ile tatmin ediyor. Dövüşü bırakıp arka plana bakacak olursak; koşan, zıplayan, bizimle birlikte dövüş hareketi yapan abiler, ablalar görüyoruz. Tabii yapımcılar çocukları da unutmamış. Karakterlerin elbise tasarımlarını ben pek beğenmedim ama, biraz daha üstünde durulabilirdi. Yakından oynayınca fazlası ile göze batıyor. Ama keskinlik çok güzel olmuş. Yakın mesafede bile tırtıklı köşeleri göremiyoruz. Seslerde grafikler gibi çok güzel olmuş. Dövüş esnasında çalan müzikler oyuncuyu gaza getirebiliyor. Dövüş esnasında attığınız bir yumruğun sesini duyabiliyoruz. Ve de bu yumruğun getirdiği tepkiyi de. Karakterlerin hareket animasyonları da çok başarılı. Zıplamaları, eğilmeleri, yürümeleri çok başarılı olmuş.
Son söz olarak şunu söyleyebilirim ki oyun kesinlikle ama kesinlikle sıkmıyor. Hiç sıkıcı bir oyun değil. Zaten seriye bağımlılığınız varsa bir sonra ki Street Fighter'a kadar sizi çok ama çok rahat idare eder. Bu oyunu kesinlikle alın ve oynayın. Çok eğlenceli bir oyun.

YGAL notu:
Grafikler: 85
Sesler: 90
Oynanabilirlik: 90
Puan: 88
Artılar: Sıkıcı olmayan bir oyun, mükemmel renk paleti, 1080p desteklemesi
Eksiler: Çoklu oyuncu ile turnuva yapılamaması